Terapiye başvuran yetişkinlerin yaşları, meslekleri ve hikâyeleri birbirinden çok farklıdır. Yirmi beş yaşında ilk işinde tükenen bir mühendis, kırk yaşında evliliğini sorgulayan bir öğretmen, altmış beşinde emekli olup günlerini nasıl dolduracağını bilemeyen bir esnaf aynı bekleme salonunda karşılaşabilir. Ortak noktaları, bir şeylerin artık eskisi gibi gitmediğini fark etmiş olmaları ve bununla yalnız baş etmek istememeleridir. Bursa Psikolog Randevu'da yetişkinlerle bireysel terapi, EMDR ile çalışma, bilişsel davranışçı terapi ve çift ve evlilik terapisi alanlarında görüşüyoruz.
Yetişkinlerin en sık getirdiği konular
- Haftalardır süren mutsuzluk, isteksizlik ve enerji düşüklüğü
- Durmak bilmeyen endişeler, gerginlik ve uyku sorunları
- Panik nöbetleri ve bunlara bağlı kaçınmalar
- İş yerinde tükenmişlik, mobbing ya da kariyer belirsizliği
- İlişkide tekrar eden çatışmalar, ayrılık ve boşanma
- Bir yakının kaybı ve yas
- Geçmişte yaşanan sarsıcı bir olayın bugün de etkisini sürdürmesi
- Kendine yönelik ağır eleştiri ve düşük özgüven
- Ebeveynlikle gelen yük ve suçluluk duygusu
- Hayatın ortasında anlam ve yön arayışı
Dört alan, dört farklı yol
Bireysel terapi, kendinizi daha iyi anlamak ve değiştirmek istediğiniz konular üzerinde bir psikologla düzenli olarak çalıştığınız görüşmelerdir. Farklı yaklaşımlardan ihtiyacınıza uygun olanlar bir araya getirilir.
EMDR ile çalışma, takılı kalmış ve bugün hâlâ canınızı yakan anıların yükünü hafifletmeyi amaçlar. Kaza, deprem, kayıp ya da çocukluk deneyimleri gibi konularda öne çıkar.
Bilişsel davranışçı terapi, sizi zorlayan düşünce ve davranış alışkanlıklarını fark edip küçük denemelerle değiştirmeye odaklanır. Kaygı, panik, takıntılar ve depresyonda kısa ve yapılandırılmış bir yol sunar.
Çift ve evlilik terapisi, iki kişinin ilişkide sıkıştıkları noktaları birlikte görmelerine ve yeni bir konuşma biçimi kurmalarına yardım eder.

Doğru yöntemi seçmek
Pek çok kişi ilk görüşmeye "Bana hangisi iyi gelir?" sorusuyla gelir. Bu sorunun cevabı, yaşadığınız zorluğun türüne, ne zamandır sürdüğüne ve terapiden ne beklediğinize bağlıdır. Örneğin bir trafik kazasından sonra araba kullanamayan biri için EMDR, toplantılarda konuşmaktan korkan biri için BDT, her ilişkisinde benzer hayal kırıklıkları yaşayan biri için daha derinlemesine bir bireysel çalışma, eşiyle sürekli aynı kavgayı eden biri için çift görüşmeleri öne çıkabilir. Çoğu zaman bu yöntemler birbirini tamamlar ve süreç içinde birinden diğerine geçilebilir. Seçimi ilk görüşmelerden sonra, gerekçesini anlatarak birlikte yapıyoruz. Bir yöntemin size uymadığını hissederseniz bunu söylemeniz, yolu yeniden düzenlemek için yeterlidir.
İlk ay
İlk ay genellikle dört görüşmeden oluşur ve tanışma, değerlendirme ve plan üzerine kuruludur. İlk iki görüşmede sizi buraya getiren konu, hayatınızın genel tablosu ve güçlü yanlarınız konuşulur. Üçüncü görüşmede neyin değişmesini istediğinizi somut hedeflere dönüştürürüz. Dördüncü görüşmede ise yöntemi ve yaklaşık bir süreyi birlikte netleştiririz. Bu ilk ayın sonunda pek çok danışan, yalnızca derdini düzenli olarak anlatabilmenin bile bir rahatlama getirdiğini söyler. Bu dönemde terapistle aranızdaki uyumu da değerlendirmenizi, aklınıza takılan her şeyi sormanızı isteriz.
İleri yaşta terapi
"Bu yaştan sonra değişir miyim?" sorusu sık duyduğumuz bir sorudur. Cevap evettir. Emeklilik, eşin kaybı, çocukların uzaklaşması, sağlık sorunları ve yalnızlık, ileri yaşlarda terapiye başvurmak için sık görülen nedenlerdir. Yaşlı danışanlarla çalışırken hayat deneyimlerini bir kaynak olarak görüyor, görüşmeleri onların temposuna ve ihtiyaçlarına göre düzenliyoruz. Unutkanlık ve içe kapanma gibi belirtiler varsa bir hekim değerlendirmesi de öneriyoruz.
Terapiden ne beklemeli, ne beklememeli?
Terapi hayatınızdaki sorunları sizin yerinize çözmez, ama onlarla baş etme biçiminizi değiştirir. İlk haftalarda konuşmak bazen hafifletir, bazen yorar; zor konulara dokunulduğunda kendinizi bir süre daha duygusal hissedebilirsiniz. Değişim çoğu zaman düz bir çizgi değil, inişli çıkışlı bir yol izler. Yine de birkaç ay içinde pek çok danışan uykusunun düzeldiğini, eskiden kaçındığı durumlara girebildiğini, ilişkilerinde daha az tükendiğini fark eder. Beklentilerinizi ilk görüşmelerde açıkça konuşmak, sürecin size uygun bir tempoda ilerlemesini sağlar.
Görüşme düzeni
Görüşmeler genellikle haftada bir, yaklaşık elli dakika sürer. İş saatleri yoğun olanlar için akşam saatleri ve çevrim içi görüşmeler planlanabilir. Her birkaç haftada bir durup ilerlemeye birlikte bakıyor, hedeflere yaklaştıkça görüşme aralarını açıyoruz.
Psikiyatrik destek gerektiğinde
Belirtiler günlük hayatı yürütmeyi zorlaştıracak kadar ağırsa, uzun süredir uyku ve iştah ciddi biçimde bozuksa ya da yaşamaya dair umut kaybolduysa terapiye ek olarak bir psikiyatri değerlendirmesi öneriyoruz. İki destek yan yana yürüdüğünde iyileşme çoğu zaman hızlanır. Psikiyatri hekiminizle, izniniz olursa, tedavi süresince iletişim içinde kalıyoruz.
Sık sorulanlar
İşimden dolayı haftalık görüşmeye gelemezsem ne olur?
İki haftada bir görüşme ya da çevrim içi seanslar gibi seçenekleri birlikte değerlendirebiliriz; düzenlilik sıklıktan daha önemlidir.
Eşimle çift terapisine başlamadan önce bireysel görüşebilir miyim?
Evet. Bazı kişiler önce kendi bakış açısını netleştirmek için birkaç bireysel görüşme yapmayı tercih eder.
Seanslarda ne kadar konuşmam beklenir?
Ne kadar paylaşacağınıza siz karar verirsiniz; sessiz kaldığınız anlar da terapinin bir parçasıdır ve kimse sizi zorlamaz.
Terapiye başladığımı işyerim öğrenir mi?
Hayır. Görüşmeleriniz ve bilgileriniz gizlidir; izniniz olmadan kimseyle paylaşılmaz.





